MENÜLER
BİZDEN HABERLER
TÜRK STEREOLOJİ DERNEĞİ YÖNETİM KURULU BAŞKANLIĞINDA...
Workshop on Stereology 9-10 September 2024 Departmen...
Tüm haberler...
DUYURULAR
Stereoloji Nedir?

Biyolojik Ortamlardaki Objelerin Sayımı Yapılırken Kullanılan Eski (Taraflı) Metodların Önemli Hata Kaynakları ve Çözüm Önerileri

Doku içindeki hücre veya hücre içi elemanlarının sayısı bulunmak istendiğinde, yapı kesitler haline getirilerek mikroskop altında incelenir. Alınan doku kesitlerinde derinlik boyutu göz ardı edildiğinde, yapı içindeki objelerle ilgili bilgiler ancak objelerin kesitteki iki boyutlu izdüşümlerinden yararlanılarak elde edilecektir. Obje sayısı ile onun iki boyutlu kesit düzlemindeki izdüşümlerinin sayısı arasında doğrudan kurulacak bir ilişki çoğu zaman güvenilir sonuçlar vermeyecektir. Buna karşılık ilgilenilen objeleri üç boyutlu olarak değerlendiren yaklaşımlardan biri olan "disektör" metoduyla, yapıların derinlik boyutu da göz önüne alınarak incelenir. Böylece daha güvenilir sonuçlar elde edilir.

Makaleyi okumak için tıklayınız.

 

 

Toplam Hacim Ve Hacim Oranlarının Hesaplanmasında Kullanılan Bir Stereolojik Yöntem: Cavalieri Prensibi

Toplam hacim, hacim oranları veya hacim yoğunluğu gibi değerler, biyolojik yapılar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarda sıklıkla gerekli nicelikler olarak karşımıza çıkmaktadırlar. Bu derlemede, stereolojide çokça kullanılan hacim hesaplama yöntemlerinin bir çoğunun temelini oluşturan Cavalieri prensibi ve onun çeşitli uygulama biçimlerinden bahsedilmektedir. Stereolojide yaygın bir uygulama alanı bulan bu prensip, oldukça basit ve ucuz yöntemlerle, gerek makroskobik, gerekse mikroskobik tüm yapıların hacim ve onunla ilişkili ölçümlerinde rahatlıkla kullanılabilir.

Makaleyi okumak için tıklayınız.

 

Doku Örneklerindeki Objelerin Sayılarının Hesaplanmasında Tarafsız Stereolojik Metodlar: Fiziksel Disektör

Disektör; bilinen bir "t" mesafesi ile birbirinden ayrılmış ardışık iki kesit düzleminden oluşan ve üç boyutlu bir hacimde sayı parametresinin hesaplanmasına imkan veren bir yöntemdir. Bu yöntem ilk defa Cruze-Orive (1) tarafından tarif edilmiştir ve bu çalışma, ilk modern dizayn-tabanlı (design-based) stereolojik çalışma olarak kabul edilmektedir. Bu tür bir yaklaşımın kullanılmasıyla, ilgilenilen yapının tüm bileşenlerinin tek tek değerlendirilmesine gerek kalmadan, alınan seri kesitlerle biyolojik ortamlardaki sayısal çoklukların hesaplanmasında doğru ve tarafsız sonuçlara ulaşılabileceği, De Groot ve Bierman (2) tarafından pratik uygulamalarla da gösterilmiştir. İlgilenilen yapının tüm bileşenlerinin tek tek değerlendirilmesine gerek kalmadığı halde, önerildiği şekliyle bu teknik, yine de rutin çalışmalarda kullanılamayacak kadar zahmetlidir. Sayı parametresinin, herhangi bir ön kabul yapılmaksızın tarafsız (yani sistematik hatalardan bağımsız) olarak hesaplanmasını sağlayan disektör (disector) yöntemi, 1984 yılında Sterio tarafından tarif edilmiştir. Disektör metodu kullanılarak yapılacak bir çalışmada, herhangi bir sayısal çokluk; ilgilenilen objenin büyüklüğü, biçimi, doku içindeki yerleşimi, alınan kesitlerin kalınlıkları ve dokuların büzüşme veya geniş-lemelerinden doğabilecek faktörlerden etkilenmeksizin hesaplanabilmektedir. Sahip olduğu bu özellikleri nedeniyle disektör yöntemi sayısal biyolojik çoklukların hesaplanmasında bilinen en tarafsız ve etkin yöntemdir.

Makaleyi okumak için tıklayınız.

 

Deneysel Çalışmalarda Kesitlerdeki Sayısal Yoğunluğun Kullanılmasından Kaynaklanan Hatalar

Deneysel çalışmalar sırasında elde edilen mikroskobik kesitlerden sistematik ya da rasgele olarak birkaç tanesinin incelenmesi sonucunda ilgilenilen yapı bileşeninin kesitlerde gözlenen miktarı, taneciklerin sayısal yoğunluğu olarak tanımlanır. Gözlenen tanecik (böbrek glomerülü, hücre, mitokondri v.b.) sayısı ya da yoğunluğunun tüm kesitler ile orantısı sonucunda elde edilen verilerin gerçek değerleri yansıttığı düşünülür. Ancak, son yıllarda geliştirilen stereolojik metotlar bu varsayımın doğru olmadığını göstermiştir. Sayısal yoğunluğun esas alındığı değerlendirmelerdeki teknik hatalar başlıca üç doğal nedenden kaynaklanmaktadır: Araştırmaya konu olan taneciklerin büyüklük ve yerleşimlerinin doku içerisinde farklı olması, kesit kalınlığı ve doku hacminin değişmesi. Stereolojik metotlar kullanılarak, bildirilen bu hataların ortadan kaldırılması ve güvenilir sonuçların elde edilmesi mümkündür.

Makaleyi okumak için tıklayınız.

 

Parçacıkların Toplam Sayısının Hesaplanması İçin Bir Metot: Parçalama

Morfometrik çalışmalarda bir organ veya dokuda bulunan hücre vb. taneciklerin toplam sayıları, önemli bir parametre olarak sıklıkla bildirilmektedir. Bu çalışmada, modern plan-tabanlı (design-based) stereolojinin en çok kullanılan toplam sayı hesaplama yöntemlerinden parçalama (fractionator) yöntemi teorik ve pratik açıdan tanıtılmaya çalışılmıştır. Parçalama yöntemi, disektör sayım yöntemi ile sistematik tekdüze rasgele örnekleme planının bir bileşkesidir. Yöntemin en önemli özelliği uygulanmasının ve mantığının basitliğidir. Bunun yanında parçalama yöntemi toplam sayı hesaplanmasında bilinen en etkin ve tarafsız yöntemdir. Parçalama yönteminin fiziksel ve optik olarak iki değişik türevi bulunmakla beraber, uygulanmalarının temelinde yatan mantık aynıdır. Ayrıca bu yöntemle tanecik sayımı yapılması sırasında, yapı ve içerdiği taneciklerin yönelimleri, büyüklükleri gibi değerler ve bu parametrelerin doku takip işlemlerinden etkilenme miktarlarının göz önüne alınması gerekmektedir. Bu nedenle parçalama yöntemi, bilinen en güçlü toplam tanecik sayısı hesaplama yöntemidir ve elde edilen toplam sayı, o organ veya yapıdaki toplam tanecik sayısının tarafsız bir hesabıdır.

Makaleyi okumak için tıklayınız.

 

Kaynaklar

1. Ünal, B., Aslan, H., Canan, S., Şahin, B., Kaplan, S. (2002) Biyolojik Ortamlardaki Objelerin Sayımı Yapılırken Kullanılan Eski (taraflı) Metotların Önemli Hata Kaynakları ve Çözüm Önerileri. Türk Hekimler Birliği Vakfı Türkiye Klinikleri Tıp bilimleri Dergisi Özel Sayısı; Stereolojide Temel Kavram ve Yöntemler. Cilt: 22, Sayı: 1 (Ek) Sayfa 1-6.

2. Canan, S., Şahin, B., Odacı, E., Ünal, B., Aslan, H., Bilgiç, S., Kaplan, S. (2002) Toplam Hacim, Hacim Yoğunluğu ve Hacim Oranlarının Hesaplanmasında Kullanılan Bir Stereolojik Yöntem: Cavalieri Prensibi. Türk Hekimler Birliği Vakfı Türkiye Klinikleri Tıp bilimleri Dergisi Özel Sayısı; Stereolojide Temel Kavram ve Yöntemler. Cilt: 22, Sayı: 1 (Ek) Sayfa 7-14.

3. Ünal, B., Canan, S., Aslan, H., Şahin, B., Çataloluk, O., Kaplan, S. (2002) Doku Örneklerindeki Objelerin Sayılarının Hesaplanmasında Tarafsız Stereolojik Metotlar: Fiziksel Disektör. Türk Hekimler Birliği Vakfı Türkiye Klinikleri Tıp bilimleri Dergisi Özel Sayısı; Stereolojide Temel Kavram ve Yöntemler. Cilt: 22, Sayı: 1 (Ek) Sayfa 15-24.

4. Şahin, B., Aslan, H., Ünal, B., Canan, S., Çolakoğlu, S., Bilgiç, S., Kaplan, S. (2002) Deneysel Çalışmalarda Kesitlerdeki Sayısal Yoğunluğun Kullanılmasından Kaynaklanan Hatalar. Türk Hekimler Birliği Vakfı Türkiye Klinikleri Tıp bilimleri Dergisi Özel Sayısı; Stereolojide Temel Kavram ve Yöntemler. Cilt: 22, Sayı: 1 (Ek) Sayfa 25-29.

5. Canan, S., Şahin, B., Ünal, B., Aslan, H., Bilgiç, S., Kaplan, S. (2002) Parçacıkların Toplam Sayısının Hesaplanması İçin Bir Metot: Parçalama. Türk Hekimler Birliği Vakfı Türkiye Klinikleri Tıp bilimleri Dergisi Özel Sayısı; Stereolojide Temel Kavram ve Yöntemler. Cilt: 22, Sayı: 1 (Ek) Sayfa 30-46.

© 2014 - Türk Stereoloji Derneği